DEFİNE İŞARETLERİ

Define İşaretleri

DEFİNE HARİTALARI

Define Haritaları

DEFİNECİ KLAVUZU

Defineci Klavuzu

PARA KATALOĞU

Tarihi Para Kataloğu

DEĞERLİ MADENLER

Değerli Madenler

MEZAR & TÜMÜLÜS

Mezarlar, Steller, Tümülüsler

MEDENİYETLER

Anadolu Medeniyetleri Tarihi

DEDEKTÖR DÜNYASI

Dedektör Dünyasına Giriş

ÖLÜ DEFİNLERİ

Anadolu Medeniyetlerinde Ölü Gömme Gelenekleri

FACEBOOKTA PAYLAŞ

Forum & Yorum

Forum

Kontrol Sizde

Sizde Site Yönetimine Katılın

İşaret Galerisi

Sizden Gelenler İşaretler

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 4,278
· En Yeni Üye: Alperen BULUT

DİNLER

Dinler Hakkında Bilgi

BURÇLAR

Burcunuz Hakkında Bilgi

DEFİNE KOMİK :))

Defineci Fıkraları ve Karikatürkeri

DEVAMLI SORULAR

Sık Sorulan Sorular

MİTOLOJİ BİLGİSİ

Mitoloji Bİlgisi

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

     

DEFİNE VE METAL DEDEKTÖR ELEKTRONİĞİ

DEFİNE VE METAL DEDEKTÖRLERİ HAKKINDA

Metal dedektörlerinin üretim amacı adından da anlaşılacağı gibi metalleri bulmaya yöneliktir.
Metal arama ve tespitlerinde en bilinen ve vazgeçilmez yöntem, dünyaca da tercih edilen sistemler içerisinde alternatifsiz olan "metal arama dedektörleri"dir.
Çalışma frekansları radyo frekans bandı olan Khz frekansında olup, dedektör üreticilerin tercihleri ya da belirlemeleri doğrultusunda 1 Khz ila 120 Khz bant aralıklarında çalışmaktadırlar.
Özellikleri ve derinlikleri markalarına ve modellerine göre değişmektedir. Dedektörler güçlerine bağlı olarak 60 cm'den 12 mt derinliklere kadar tespit yapabilirler. Metal ayırma özelliği olmayan ya da metal ayrım özelliğine sahip olan türler çok çeşitlilik arz eder.
Metal dedektörleri metal içerikli nesneleri tespit ederken elektrik iletkenliği, manyetik alan geçirgenliği, geometrik şekil ve büyüklük gibi kendilerine has tespit mantıkları vardır.
Zamana bağlı elektromanyetik değişiminin olduğu bir ortamda iletken ya da manyetik geçirgenliği olan bir nesne, düşük frekanslı bir elektromanyetik alana maruz kaldığında, nesne üzerinde bir elektrik yük akışı oluşur. İndüklenen akım zayıf ikincil bir manyetik alan üretir.
Bu noktadan hareketle, nesne düşük frekanslı bir elektromanyetik alana maruz kaldığında oluşturulan ikinci bir bant aralığında (uygun frekans olmalı) incelendiğinde, nesneye has ve onu tanımlayabilecek spektral bir imza elde edilmiş olur. İşte bu söz konusu olan metalin karakteristik yapısını ortaya koyan imzanın sağlıklı okunabilmesi ya da okunamaması gibi durumlardan dolayı dedektörlerin özellikleri değişebilmektedir.
Dedektörlerin Derinlik ve Metal Ayırabilme Özelliklerindeki Farklılığa Neden Oluşturan Etkenler


ARAMA ANTENİ

Arama Antenleri, dedektörlerin en önemli bölümlerinden birini oluştururlar. Tıpkı bir televizyon ve buna bağlı bir anten düşünün. Eğer anten kaliteli ise, ayarları ve yönü iyi ayarlanmışsa her kanalı net ve karlanma olmadan izleyebilirsiniz.
Tam tersi bir durumda ise, ne istediğiniz kanalı yakalayabilir ne de sağlıklı net bir görüntü elde edebilirsiniz.
Dedektörlerde de arama anteni çok önemlidir. Bu nedenle, çok iyi tasarlanıp uygulanmış olması gerekir.
Arama anteninde frekans nasıl bir yapıya dönüşür? Ne şekilde toprağa işler? Metal ya da hedefler arama anteni ile nasıl bir yöntemle, ne şekilde etkileşime girerek, tespit edilmiş olurlar?
Arama antenleri ile ilgili birçok sorunun yanıtları ve ayrıntılı bilgileri
"Dedektörlerde Arama Anteninin Önemi" başlıklı aşağıdaki bölümde bulabilirsiniz.

ELEKTRONİK SİSTEM VE DEVRE TASARIMI

Elektronik sistem kendi içinde çok önemli gruplara ayrılır. Bunların sadece üç bölümünü burada biraz anlatacağız:
Arama anteninin algıladığı sinyalin elektronik sistem üzerindeki Osilatör katına gönderilmesi ve burada okunabilmesi aşaması. Bu bölümü yine televizyondan örnek vererek açacak olursak, bilindiği gibi televizyon anteni ile elde edilen görüntüler, televizyonun arka kapağına yakın olan bölümde anten girişine bağlı Tuner'e gönderilir. Tuner sinyal verilerini kendi içinde yükseltip parazitlerden temizledikten sonra, sinyal dönüştürücü birimlerine gönderilerek görüntü işlenir ve ekrana yansır. İşte bu aşamada Tuner'in dizaynı, sinyali algılama ve değerlendirme kalitesi önem kazanır. Dedektör sistemlerindeki bobinden çıkan sinyalin ilk geldiği nokta Osilatör diye tabir edilen bölümdür. Alınabilecek metal bilgileri, derinlik, metal ayrımına yönelik tüm bilgiler ve referanslar buradan elde edilerek diğer bölüme gönderilir.
Opamp işlemci ve RAM'lerden oluşan sinyal işleme birimi, osilatörden aldığı yükseltilip güçlendirilmiş, parazitten arındırılmış sinyallerin genlik ve faz değerleri olarak okunduğu birimdir. Yine buradaki devre tasarımında kullanılan elektronik kompanentlerin hassasiyetleri ve kalitelerine bağlı olarak ham halindeki bu sinyal işlenerek, dijital ortama aktarılmak üzere hazır hale getirir.
İkinci aşamadaki işlenmiş ve hazır hale getirilmiş veriler, görselde okunabilmesi için (ışık-ekran, vb gibi) çok önemli olan üçüncü aşamaya gereksinim duymaktadır. Bu da sistemin yazılım bölümüdür. Yazılım, gelişmiş sistemlerin en önemli aşamasıdır. dedektörler arasındaki belirgin farkları oluşturur. Çünkü tamamen matematiksel hesaplara dayalı olarak elde edilen sinyal verileri en iyi şekilde, hata ve yanlışlık yapmadan işlenmek zorundadır.
Özetle bir metal dedektörünün iyi bir dedektör olabilmesi için ayrımında kararlı, derin arama yeteneği ve fonksiyonel bir çok özelliklere sahip olabilmesi gerekmektedir. Elektronik ünitenin projelendirilme aşamasından tasarımına, doğru konponent ve elemanların seçimi, hızlı ve kararlı işlemciler, yüksek boyut ve hassasiyetlerde sinyal işleme katı, antenden gelen sinyalin dağıtım ve gücünü oluşturan  osilatör katı, çok güçlü sinyal basan elektronik sinyal üreteç ünitesi ve mükemmel dizayn edilmiş, arama anteni ve bu gibi bir çok önemli altyapı ve donanımlara sahip olabilmesi gerekmektedir. Profesyonel özelliklerde iyi bir dedektör üretimini çok kolay olmayan ve profesyonellik gerektiren bilgi, birikim ve teknolojik konularda deneyimli ekipler, gelişmiş ar-ge altyapısı isteyen oldukça zor ve karmaşık, tamamen özel ve üreticilerinin deneyimiyle orantılı bir meslek dalı olduğunun altını çizerek hatırlatmış olalım. unutulmamalıdır ki, her dedektör profesyonel bir dedektör olmayabilir.


DEDEKTÖRLERDE ARAMA ANTENİNİN ÖNEMİ

Arama Antenleri, dedektörlerin en önemli bölümlerinden birini oluştururlar. Tıpkı bir televizyon ve buna bağlı bir anten düşünün. Eğer anten kaliteli ise, ayarları ve yönü iyi ayarlanmışsa her kanalı net ve karlanma olmadan izleyebilirsiniz.
Tam tersi bir durumda ise, ne istediğiniz kanalı yakalayabilir ne de sağlıklı net bir görüntü elde edebilirsiniz.
Dedektörlerde de arama anteni çok önemlidir. Bu nedenle, çok iyi tasarlanıp uygulanmış olması gerekir.
Metal dedektörlerinin çalışma prensiplerini diğer bölümlerde anlatmıştık. Bu bölümde de, arama anteninde frekans nasıl bir yapıya dönüşür? Ne şekilde toprağa işler? Metal ya da hedefler arama anteni ile nasıl bir yöntemle, ne şekilde etkileşime girerek, tespit edilmiş olurlar? Gibi soruları yanıtlayacağız...
Toprak oldukça zor sinyal geçirilen bir yapıya sahip olduğu gibi, çok değişken ve dedektörleri fazlaca yanıltan etkilere de sebebiyet verebilmektedir. Bir çok dedektör sistemleri toprak etkisini yeteri kadar yenememiştir. Bundan dolayı da istenilen derinliklere sinyal gönderemedikleri gibi, topraktan yansıyan sahte sinyaller ile metal etkilerini de karıştırarak, kullanıcıyı yanıltmaktadırlar. Aynı zamanda metal ayrımları konusunda da teşhis yönünde karar verebilmeyi de zorlaştırmakta hatta imkansız hale getirebilmektedir.
Metal arama dedektörlerinin iyi bir ayırım özelliği ve derin arama yapabilmesinde dedektör anteninin rolü yüzde yüzdür. Yani anten dedektörü çok mükemmel sonuçlar verecek etkilere sahip kılabildiği gibi, hiçbir şekilde sonuç alınamayacak başlı başına sorun haline de dönüştürebilecek çok önemli bir görev üstlenmiştir.
Aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi, arama anteni etrafında iki adet manyetik dalga oluşmaktadır. Bu dalgalar, arama anteni içerisinde bakır tel sargılardan oluşan, iki adet bobin tarafından üretilirler. Bu manyetik dalgalar, dıştan içe doğru kesintisiz ve gözle takibi mümkün olmayan bir hızla sürekli dönerler.
Söz konusu olan manyetik dalganın içine sinyalin döngüsünü engelleyen her hangi bir metal nesne denk geldiğinde, sinyal döngüsü bozularak etkilenir. Bu sayede cismin varlığından haberdar olunur. Doğal olarak bu kadar basit değildir tabi. Dedektörün sağlıklı tespit yapabilmesi, derin mesafelere sinyal gönderebilmesi ve tespit edilen hedefin karakteristik yapısını oluşturan imza spektrumunun okunabilmesiyle orantılı olarak sonuçlar iyi ya da kötü olarak yansır.
Verilerin sağlıklı ve anlaşılır olarak elde edilmesi de bobinin üretmiş olduğu sinyal yapısı dalga boyutları, kullanılan frekans bandı, oluşturulan osilatör katı, iyi tasarlanmış elektronik devre dizaynı, kusursuz değerlendirmeye yönelik iyi hesaplanmış bir yazılım ara yüzü ve bunlar gibi çok önemli çalışmalarla ancak elde edilecektir.


TEKLİ VEYA ÇOKLU FREKANSLARDA ÇALIŞAN DEDEKTÖRLERİN ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NELERDİR?

Çoklu frekanslarla çalışan dedektörlerdeki temel düşünce, her türlü toprağa daha sağlıklı adaptasyon, metal tespit ve ayrımlarında daha net sonuçlar alınmasına yönelik düşüncelerden oluşmuştur. Toprak oldukça zor sinyal geçiren bir yapıya sahip olduğu gibi, çok değişken ve dedektörleri yanıltıcı etkilere de sahiptir.
Birçok dedektör sistemi toprak etkisini yenememiştir. Bundan dolayı, istenilen derinliklere sinyal gönderemedikleri gibi, topraktan yansıyan etkiler ile metal etkilerini karıştırarak, oldukça fazla yanlış tepkiler verip kullanıcıyı yanıltmaktadırlar.
Ayrıca, değişken toprak yapılarında örneğin; yoğun mineralli-nemli-ıslak-kayaç-kumsal ve bu gibi yapıların her birinde, metal tespit derinlikleri değişebilmekte, tespit edilen metalin yapısı ile ilgili karar vermeyi imkansız hale getirmektedirler.
Sorunlara çözüm olabilmesi amacıyla tek frekanslı çalışan dedektörler yerine çok frekanslı çalışma ve bu sayede de sorunları aşabilme düşüncesi, çoklu frekans dediğimiz sistemleri alternatif olarak ortaya çıkarmıştır.
Burada asıl önemli olan bir dedektörün çoklu veya tekli frekansa sahip olmasından ziyade sorunsuz ve kararlı, amacına yönelik performans ve ihtiyaca yönelik özelliklerde çalışabilmesidir. Peki çoklu frekanslar çözüm olabilmiş midir? Bize göre olamamıştır. Aksine kullanım karmaşası ve verimsizliğe yol açmıştır. Örneğin çok değişken bir arazi yapısında ya da tamamen homojen,değişken olmayan kolay bir arazi yapısında olmak üzere iki farklı arazide arama yapılması gerekiyorsa bu durumda çoklu frekans sistemine sahip bir dedektör ile arama yapmak için hangi frekans bandında çalışmanız gerektiğinin seçimini doğru yapmanız gerekmektedir ki buda oldukça zor ve uğraştırıcı bir sorun haline gelecektir. Þayet çoklu frekansla çalışan dedektör frekans bantlarını sahip olduğu özellikten dolayı çok hızlı  olarak tamamını aynı anda üretebiliyor ve çok hızlı olarakta jammer adındaki sinyal karıştırıcılar da olduğu gibi liner olarak değiştirilerek sinyal yapısını sağlıyorsa bu kez de  arazi yapısında varsayalım 12.5kHz frekans bandında bir sinyal derine işliyorken sinyal bandı yükseldikçe derinlik azalacak ve zeminden kaynaklı sinyal kırılmaları çoğalacak, bu da yanlış sinyal alarmına sebebiyet verecektir.
Özetle şunu anlatmaya çalışıyoruz sinyal frekans bandı küçüldükçe derinlik artar büyüdükçe derinlik azalır. Sinyal frekansı çok küçültülür ise metallere ve hedeflere karşı duyarlılık azalır. Sinyal frekans bandı büyüdükçe metallere  karşı duyarlılık ve kararlılık artar fakat bu kezde zeminden yanlış sinyal alımları etki etmeye başladığı gibi derinlikte de büyük oranlarda kayıplar söz konusu olur, bu durumda da bir dedektörün varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark kalmayacaktır. Buradaki asıl önemli olan çoklu veya tekli frekanslarda çalışan bir dedektörden ziyade doğru frekans yapısı ve toprak etkilerini giderebilen kararlı bir dedektör sisteminin üretilebilmesidir.

Yorum

67 #1 Casper
- Ocak 12 2010 19:11:34
Grin

Yorum yaz

Yorum gndermek iin ltfen ye girii yapn.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye girişi yapın.

Harika! Harika! 0% [Oylanmamış]
Çok İyi Çok İyi 0% [Oylanmamış]
İyi İyi 100% [1 Oy]
Fena Değil Fena Değil 0% [Oylanmamış]
Kötü / Berbat Kötü / Berbat 0% [Oylanmamış]

YENİFORUM SON KONULAR

Sayfa oluşturulma süresi: 0.02 saniye
12,852,322 Tekil Ziyaretçi