DEFİNE İŞARETLERİ

Define İşaretleri

DEFİNE HARİTALARI

Define Haritaları

DEFİNECİ KLAVUZU

Defineci Klavuzu

PARA KATALOĞU

Tarihi Para Kataloğu

DEĞERLİ MADENLER

Değerli Madenler

MEZAR & TÜMÜLÜS

Mezarlar, Steller, Tümülüsler

MEDENİYETLER

Anadolu Medeniyetleri Tarihi

DEDEKTÖR DÜNYASI

Dedektör Dünyasına Giriş

ÖLÜ DEFİNLERİ

Anadolu Medeniyetlerinde Ölü Gömme Gelenekleri

FACEBOOKTA PAYLAŞ

Forum & Yorum

Forum

Kontrol Sizde

Sizde Site Yönetimine Katılın

İşaret Galerisi

Sizden Gelenler İşaretler

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 4,278
· En Yeni Üye: Alperen BULUT

DİNLER

Dinler Hakkında Bilgi

BURÇLAR

Burcunuz Hakkında Bilgi

DEFİNE KOMİK :))

Defineci Fıkraları ve Karikatürkeri

DEVAMLI SORULAR

Sık Sorulan Sorular

MİTOLOJİ BİLGİSİ

Mitoloji Bİlgisi

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

ÜLKEMİZDEKİ ÜNLÜ MAĞARALAR (A - G)

ADANA'NIN MAÐARALARI
Adana ilinde henüz araştırması yapılmamış mağaralar bulunmaktadır. Aladağ yakınlarındaki Bığbığı Mağarası eşsiz güzelliği ile mağara turizmine yönelik bir potansiyel sunmaktadır. Bundan başka ilde Cin, Culfa Keleri, Camlıköy Subatanı, Sütlük Subatanı, Adamkafalı Deliği ve Yılanlıyurt Subatanı gibi mağaralar da bulunmaktadır.


ADIYAMAN'IN MAÐARALARI
Zey Mağaraları
Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey Köyü yakınında, erken dönem hristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Þeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer almaktadır.
Gümüşkaya Mağaraları
Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır. Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların İ.Ö. 150 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Balkonlara, bölmeli odalara ve kuyulara sahip bu mağaralara sadece bir insanın geçebileceği dar bir yolla ulaşılmaktadır.
Palanlı Mağarası
Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman – Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyü sınırları içerisindedir. M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında bulunan ve halen fark edilebilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur. Mağara arkeolojik alanı olarak tescillidir. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir doğa parçası olup, sık bir vejetasyona sahiptir.


AFYON'UN MAÐARALARI
İlimiz sınırları içerisinde bulunan mağaraların envanteri kesin olarak yapılmış değildir. Ancak Sandıklı ilçemizden bulunan “Kurtini” mağarasında Turizm Müdürlüğünün isteği üzerine M.T.A. Genel Müdürlüğünden gelen uzmanlarca inceleme yapılmış olup, mağara hakkında rapor uzmanlarca hazırlanmıştır.
1-Kurt İni Mağarası : Sandıklı ilçemize 34 km., Kocayayla’dan 6 km. uzaklıkta Bökenin Yurdu olarak bilinen mevkidedir. 1700 m. Yükseklikte orman içinde bulunan mağara tahminen 300 m. uzunluğundadır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmesi nedeniyle ikinci bölümüne girilememiştir.Aynı bölgede (Akdağ-Kocayayla), Menteş kasabasına yakın bir mevkiide Oktur Mağarası bulunmaktadır. Henüz bir inceleme yapılamamıştır.
2-Buzluk Mağarası :Buzluk mağarası, Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine Kasabası’nın güneyinde Sultandağları’nın 2.519 m ile en yüksek yeri olan kuzeybatı zirvelerinde yer alan doğa harikasıdır. Afyon-Konya karayolu ile Buzluk Mağarası’na gitmek mümkün. Aracınızla meşe ormanlarının arasından geçerek otomobille gidebileceğiniz son nokta olan Küçük Kirazlı Yaylası’na ulaşırsınız. Burada sizi yaklaşık 4 saatlik bir yürüyüş beklemektedir.Eğimin zaman zaman 70 dereceye yaklaştığı vadiden Elmas Deresi’ne indikten sonra vadinin diğer yamacına tırmanarak, bir peri bacasını andıran kaya kütlesinin ardında saklanmış gibi duran Buzluk Mağarası’na varabilirsiniz.
Buzluk mağarası’nın girişi sadece bir kişinin geçebileceği genişlikte ve yukarıya doğru gittikçe üçgen biçiminde daralmakta, düşey doğrultuda gelişen mağara girişten itibaren 25 m.yi bulan 3 kademeden oluşmaktadır. Mağaranın ağzında sizi karşılayan serin hava aşağıya doğru inildikçe daha da soğumakta ve girişin 5’inci metresinden itibaren yerlerdeki buzlanma görülebiymiktedir. Mağaranın tabanında ise bir bölümde duvardan aşağıya sarkan ve kayaların üzerine yorgan gibi örttükten sonra aşağıya doğru sarkıtlar oluşturan buzlarla karşılaşılmaktadır. Öteki bölümde ise nohut büyüklüğünde milyonlarca buz kristali sanki bir elmas definesi izlenimini vermektedir.
Buzluk mağarası’nın duvarlarında buzların oluşması mağaranın biçimi ve iklim koşullarıyla bağlan- tılı olarak açıklanmaktadır. Buzluk mağarasının dar bir girişi vardır. Düşey doğrultuda gelişen mağarada yazın duvarlardan sızan su, serin boşluklar ile dışarısı arasındaki ısı farkı yüzünden güçlü hava dolaşımıyla buharlaşması sonucu meydana gelen sıcaklık kaybı soğumaya ve sonuçta mağara duvarlarının buz tabakası ile kaplanmasına yol açmaktadır. Rivayete göre mağaradan kışın buhar çıkmaktadır. Haziran ayının sonuna kadar tepelerinden kar eksik olmayan Sultandağları’na ve Buzluk Mağarası’na yaz aylarından başka zamanlarda çıkmak mümkün değil.
3-Dipevler/İnsuyu Mağarası: Bolvadin’e 7 km. uzaklıkta, Dipevler köyü-Karayokuş mevkiindedir.Belediye Müzesince ilk tesbiti yapılan mağara için Belediyece, M.T.A.Genel Müdürlüğü nezdinde girişimlerde bulunulmuş olup, ziyarete açılması için çalışmalar sürdürülmektedir. İki kat olan mağarada sarkıt ve dikitlerin yanı sıra tatlı su kaynağı da vardır.
4-Suçıkan Mağarası: Dinar ilçesi, Suçıkan Park otelinin arkasından girilen mağaranın bilimsel incelemesi yapılmamış olmakla birlikte, çok büyük olduğu sanılmaktadır.
5-Balcam Mağarası: Emirdağ ilçemize 10 km. uzaklıkta Balcam köyüne yakın bir yerdedir. Derinlemesine uzanan galerilerden oluşan bir mağaradır.
6-Karacamal ve Dipsiz Mağarası: Þuhut ilçemizin Balçıkhisar kasabasına 5 km. uzaklıkta Kocadere mevkiinde bulunmaktadır. Þu ana kadar herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
7-Kuzu İni Mağrası: Karacamal Mağarasından daha yukarıdadır. Giriş kısmında koyun beslendiği için Kuzu İni Mağarası denilmiştir. Dar koridor şeklinde bir galeriden ilerlenerek mağaranın sonunda orta büyüklükteki bir galeriye ulaşılır. İçerisinde sıkça sarkıt ve dikitler görülür. Mağaralar içerisinde çok fazla dikkat çekici özelliklere sahiptir.


AÐRI'NIN MAÐARALARI
Meya (Günbuldü) Mağarası:
Diyadin ilçe merkezine 12 km uzaklıktaki Günbuldu köyündedir. Antik bir kent görünümündeki yerleşim yerinde  mağaralar ve tarihi kalıntılar köyün 400 m uzağında bulunmaktadır. Kayalara oyularak yapılmış, barınma yerleri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar oldukça ilgi çekicidir. Barınak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir.Oldukça tahrip edilmiş kentten, günümüze mihrap, haçlı taşlar ve mezarlar kalmıştır.Buradan çıkarılan iki koç heykeli, şu anda il merkezinde bulunmaktadır
Buz Mağarası:
Küçük Ağrı Dağı’nın güney eteğinde Hallaç köyünün yaklaşık 3 km kuzey doğusunda, meteor çukuru ile aynı lav tüneli sistemi üzerinde bulunan doğal bir anıt mağarasıdır. Mağara, uzun eksenli, elips biçiminde, yaklaşık 100 m uzunluğunda, 50 metre genişliğindE,   8 m derinliğinde    elips biçimli bir  çukurdur. Mağaranın ağzı esas çukura göre biraz yukarıda kalmaktadır. İçinde bazalt lavlar, kayalar ve bu kayaların üzerinde saf ve temiz suların donmasıyla oluşmuş buz tabakalarını görmek mümkün.  Kayaların üzerinde renk renk görünen temiz buz tabakaları, sarkıt ve dikitleri olan buz mağarası mevsimler göre değişken bir havaya sahiptir.
Kışın fazla soğuk olmayan buz mağarası, hava akımının etkisiyle yukarıdan damlayan suları dondurarak buza çevirmektedir. Doğubayazıt ilçesinin en sıcak bölgesinde böylesine geniş bir çukurda dışarıdaki zıtlık gösteren buzdan sarkıt ve dikitler, insanı şaşırtacak şekildedir. Mağaranın ağzından süzülen, güneş ışığı, mağara içindeki buzlar üzerinde ışık oyunları yapmaktadır.
Doğubayazıt ovasında çok sayıdaki bataklıktan anlaşılacağı üzere yer altı suyu tablası çok yüksektir. Bu durumda hava akımının mağaraya yakın yerlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Aşağı sinek köyünden başlayıp mağaraya doğru uzanan lav aracılığıyla mağaranın dip kısmından gelip, mağaranın iç kısmını soğutan ve mağara tavanı üzerindeki kaya kesimlerinden süzülerek damlayan suyun donmasına yol açan bu soğuk havanın özel bir bileşimi olduğu sanılmaktadır. Mağara içinde kuşların yuva yapması, şimdiye kadar mağara içinde kimsenin etkilenmemesi ve devamlı buzlu su alınması, hava bileşiminin zehirsiz olduğunu göstermektedir.
Yöre halkının buzluk olarak adlandırdığı bu mağara, çevresindeki yerleşimlerin su ihtiyacını karşılamaktadır.
Işık tutulduğunda kristal gibi parlayan ve renkten renge giren buz parçaları insanları hayretler içinde bırakır.
Mağaranın en önemli özelliklerinden biri de yazın soğuk, kışın sıcak olmasıdır. Kapısında sürekli sıcak ve soğuk hava akımı bulunur.

AKSARAY'IN MAÐARALARI
Gülağaç ilçesine bağlı Saratlı ve Camiliören köylerinde bulunan mağaralar, kapadokya bölgesi içerisinde yer alan Ürgüp, Göreme, Derinkuyu ve Kaymaklı mağaraları ile aynı özellikleri taşımaktadır.
Camiliören’deki mağara girişi bir dar dehlizle başlayıp içeriye doğru girildikçe genişler ve içeride kırk odayla beraber tamamlanır. Tabiat şartları mağaranın giriş ve aydınlatılması tamamen kaybolmuştur. Saratlı mağaraları ise bugünkü Saratlı kasabasının yerleşim merkezinin büyük bir kısmını üzerinde barındırır. Zamanla doldurulan bu mağaralar serbestçe gezilecek niteliktedirler. Gülpınar kasabasında Þeyh Turasan Dedenin halifesine ait olan Karaabdal Türbesi bulunmaktadır.

ANKARA'NIN MAÐARALARI
Bizans Dönemi Mağaraları: Güdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunmaktadır. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Dağın içini oymak suretiyle yapılan bu mağaralarda, merdivenlerle kat kat yukarılara çıkılmaktadır. İç Anadolu'daki Ürgüp-Göreme mağaralarına benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda burası, merkezi bir yerdeki kilisesi ile bir köy topluluğunu andırmaktadır. Kirmir Çayı’nın zamanla altını oyduğu dağın parçalanmasıyla yukarı katlara çıkan merdivenlerin bazıları, açıkta kalmış tarihi bir görünüm arz etmektedir.
Tuluntaş Mağarası : Ankara'ya 15 km. uzaklıkta Gölbaşı ilçesindedir. İncek, Hacılar ve Tuluntaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Uzunluğu 5 km., genişliği 1-1.5 km., yüksekliği 30-40 m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.


ANTALYA'NIN MAÐARALARI
Antalya, mağara oluşumu bakımından oldukça zengin bir ilimiz olup, Toros dağ kuşağının eteklerinde kurulmuştur. Toros Dağları ana iskelet bakımından genellikle kireçtaşlarından (kalkerlerden) oluşmuştur. İldeki mağaraların büyük bir çoğunluğu da bu kireçtaşı formasyonları içinde gelişmiştir. Antalya’da yaklaşık 500 kadar mağara tespit edilmiştir. Bunlardan yalnızca birkaç tanesi uluslararası öneme sahiptir.
Antalya merkez ilçeye bağlı Yağca köyü sınırları içinde bulunan Karain Mağarası, Alanya’da bulunan Damlataş ve Dim mağaraları turizme açık mağaralardır. Antalya’da turizme açılmayı bekleyen pek çok mağara bulunmaktadır. Yalan Dünya Mağarası, Altınbeşik Mağarası, Kocain Mağarası, Beldibi Mağarası, Sırtlanini Mağarası, Geyikbayırı Mağarası, Konakaltı Mağarası ve Zeytintası Mağarası bunların başında gelmektedir. Bunlardan başka Küçükdipsiz Mağarası, Yerköprü Mağarası, Gürleyik Mağarası, Derya Mağarası, Karataş Semahöyük Mağarası, Çimeniçi Mağarası, Mahrumçalı Mağarası, Peynirdeliği Mağarası, Tilkiler Mağarası, Mavi Mağara, Düdensuyu Mağarası, Aslanlı (Yaren) Mağarası, Hasbahçe Mağarası, Kadıini Mağarası, Korsanlar Mağarası, Âşıklar Mağarası, Kekova Adası Deniz Mağarası, Asırlı Adası Deniz Mağarası, Güvercinlik Deniz Mağarası, Güvercinini Deniz Mağarası, İncirli Deniz Mağarası, Hıdrellez Mağarası ve İnbaş Mağarası gibi tespit edilerek, ön araştırması yapılmış pek çok mağara da mevcuttur. Bunların bazıları yerel imkânlarla turizme açılmış mağaralardır.
Karain Mağarası
Antalya'nın 30 km. kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 km. uzaklıkta bulunan Yağca köyü sınırları içinde bulunur. Türkiye'nin en büyük doğal mağaraları arasında yer alan Karain Mağarası, önünde bulunan traverten ovasından 150 m., denizden ise 430-450 m. yüksekliktedir. İnsanlık tarihinin başlangıcındaki süreç içinde mağara, Paleolitik, Neololitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi protohistorik çağlarda ve Klasik Çağ’da insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskân edilmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m’yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir. Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskânı Paleolitik Çağ ile ilgilidir. Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır. Karain Mağarası’nda yapılan kazılarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesi’nde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesi’nde sergilenmektedir. Mağara turizme açıktır.
Damlataş Mağarası
Mağara, Alanya’nın içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km. uzaklıktadır. Toplam uzunluğu 30 m. olan mağara; kuru ve yatay mağara tipindedir. 200 m’lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara, 15 m. yüksekliktedir. Karbondioksit gazı, yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım hastaları için son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastaları mağaranın en yoğun ziyaretçi gruplarını oluştururlar. Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin MÖ. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır. Mağara turizme açıktır.
Dim Mağarası
Alanya merkezinin 12 km. doğusunda bulunan Cebereis Dağı’nın yamacındadır. Dim Mağarası, Türkiye'nin en güzel mağaralarından biridir. Alanya'ya yakın olması ve çevrenin piknik yerleri ve ormanlarla kaplı olması nedeniyle ziyarete uygundur. Tarih öncesi ve tarihi devirlerde insanlar tarafından barınak olarak kullanılmasından dolayı çevre halkı tarafından "Gâvurini Mağarası" olarak adlandırılmıştır.
Dim Mağarası kuzey-güney doğrultuda uzanan kireçtaşlarının erimesi sonucu meydana gelmiştir. Dim Çayı’nın Vadisi’ni iyice derinleştirmesi sonucu su seviyesi de derinlere indiğinden mağara kurumuştur. Hidrolojik aktivitenin kaybolmasından sonraki dönemlerde tavan ve duvarlardan kaya bloklarının düşmesi sonucu hacim genişlemesi devam etmiştir. Bu gelişme sırasında duvarlardan ve tavandan sızan sular sarkıt, dikit, sütun ve duvarları örten bayrak ve perde kireçtaşlarının oluşmasına neden olmuştur. Mağaranın orta ve son kesimlerinde tavandan düşmüş kaya blokları tabanı kaplar. Mağaranın girişten itibaren 40. m’sinde ikinci bir girişi vardır. Mağara turizme açıktır.
Altınbeşik Mağarası
Akseki ilçesine bağlı Ürünlü köyünün doğusunda derin ve sarp Manavgat Vadisi’nin batı yamacında bulunur. Köydeki mağaraya ancak bir saatlik yürüyüşle gidilebilir. Toplam uzunluğu 2500 m. olan mağaranın girişe göre en yüksek noktası 101 m’dir. Yatay ve kısmen aktif mağaradır. Mağaranın alt ve orta seviyesinin zaman zaman aktif olması nedeniyle kurak mevsimlerde de büyük ölçüde göletler oluşmaktadır. Üst seviye devamlı kurudur. Mağara havası çok rutubetli ve ısısı 16-18°C civarındadır. İçeride dikkati çekecek hayvan topluluklarına rastlanmamıştır. Altınbeşik Mağarası Türkiye'nin en güzel mağaralarından biridir. Çevrenin karstik topografyası ve çam ormanları güzel bir manzara oluşturmaktadır. Mağara çok uzun ve büyük bir yeraltı sisteminin çıkış ucunda bulunmaktadır. Kızılova, Kambos ve Söbüce suyunu çeken bu büyük sistem, Oruç Düdeni Mağarası altında Altınbeşik-Düdensuyu Mağarası’nda son bulur. Böylece bu büyük yeraltı su sistemi, kuş uçuşu 100 km’den fazla uzunluğu ile, dünyadaki en uzun ve büyük karst sistemlerinden biridir. Mağara içinden çıkan su yeraltından Beyşehir Gölü ile bağlantılıdır.
Altınbeşik Mağarası adını üst kısımda yer alan Altınbeşik Tepesi’nden almaktadır. Toroslar, bu bölgede hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahiptir. Mağaradaki araştırmalar henüz tamamlanamamıştır.
Kocain Mağarası
Antalya’nın 45 km. kuzeyinde yer alır. Mağaraya, Antalya-Burdur karayolundan Camiliköy-Ahırtaş köyleri üzerinden ulaşılır. Türkiye'nin en geniş ağzına ve tek parça olarak en büyük galerisine sahip bir mağaradır. İçinde 50-60 m. yüksekliğe sahip sütunlar bulunan mağarada, aynı zamanda Roma döneminden kalan bir de sarnıç bulunmaktadır. Çok büyük iki salondan oluşan mağaranın giriş

Yorum

Henz yorum yazlmam.

Yorum yaz

Yorum gndermek iin ltfen ye girii yapn.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.

YENİFORUM SON KONULAR

Sayfa oluşturulma süresi: 0.02 saniye
7,668,277 Tekil Ziyaretçi