DEFİNE İŞARETLERİ

Define İşaretleri

DEFİNE HARİTALARI

Define Haritaları

DEFİNECİ KLAVUZU

Defineci Klavuzu

PARA KATALOĞU

Tarihi Para Kataloğu

DEĞERLİ MADENLER

Değerli Madenler

MEZAR & TÜMÜLÜS

Mezarlar, Steller, Tümülüsler

MEDENİYETLER

Anadolu Medeniyetleri Tarihi

DEDEKTÖR DÜNYASI

Dedektör Dünyasına Giriş

ÖLÜ DEFİNLERİ

Anadolu Medeniyetlerinde Ölü Gömme Gelenekleri

FACEBOOKTA PAYLAŞ

Forum & Yorum

Forum

Kontrol Sizde

Sizde Site Yönetimine Katılın

İşaret Galerisi

Sizden Gelenler İşaretler

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 4,278
· En Yeni Üye: Alperen BULUT

DİNLER

Dinler Hakkında Bilgi

BURÇLAR

Burcunuz Hakkında Bilgi

DEFİNE KOMİK :))

Defineci Fıkraları ve Karikatürkeri

DEVAMLI SORULAR

Sık Sorulan Sorular

MİTOLOJİ BİLGİSİ

Mitoloji Bİlgisi

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

     

BABİL MİTOLOJİSİ

Tarihsel Ardalan Babil yaratilis söyleni, gökyüzünde iken anlamina gelen baslangiç sözlüklerinden Enuma Elis olarak bilinen destandir. Ingiliz Arkeologlarin,1845′t e simdiki Irak topraklarindaki Ninova’da baslattiklari kazilar sirasinda bulduklari yedi adet kil tablet üzerine çivi yazisi ile kaydedilmistir. Bu tabletler IÖ 688 ile 627 yillari arasinda hüküm süren Kral Asurbanipal’in kütüphanesine aittir. Ninova’dan pek uzak olmayan Ashur’daki Alman kazilari 1902 de baslamis ve bunun sonucunda Babillerin ulusal tanrisi Marduk’un adinin yerine Asurlularin ulusal tanrisi Ashur’un adinin bulunmasi disinda tamamen ayni olan Enuma Elis’in bir baska degiskesi bulunmustur. Böylelikle, bu destanin, Babiller için oldugu kadar, Asurlular için de önemli oldugu anlasilmaktadir. Bu tabletlerin tahminen IÖ 1000 yillarina kadar dayanmasina ragmen,içerikleri ve biçimleri, üzerlerine kayitli olan hikayenin IÖ 1900′ler kadar eski yillarda var olabilecegini ortaya koyar. Babil’i IÖ 1728′den IÖ 1686 yilina dek yöneten Hammurabi’nin ünlü yasalar toplulugunun girisinde hem Enuma Elis, hem de Marduk’tan söz edilir. Giris kismindaki Ifade söyledir:

“Tanrilarin Krali Enum ile göklerin ve yeryüzünün efendisi ve ülkenin kaderini belirleyen tanri olan Enlil’in, Marduk’u tanrilar arasinda üstün kildiklari, daha sonra ona Enlil’in tüm insanlar üzerindeki krallk görevini verdikleri ve sonunda Babil’i dünya devletleri arasinda üstün kildiklari zaman Enum ve Enlil beni, dindar ve tanridan korkan Hammurabi’yi, ülkenin üzerinde adaletin bir günes gibi parlamasini sagla***** ve böylece kötü olan herseyi yok ederek insanlarin hayatlarini zenginlestirmek için seçtikleri zaman.”

Babil’de hersene sonbaharin baslangicini simgleyen on günlük Yeni Yil festivalinin bir parçasi olarak, Enum Elis, husu içinde ezbere okunur ve dramatize edilirdi. Tatil, evrendeki düzenin yeniden kurulmasi, hayatin yenilenmesi ve gelecek yil için tüm insanlarin kederlerinin belirlenmesini vurgulayan ciddi bir olaydi. Bilim adamlari, Babillerin, Enuma Elis’te anlatilan kaos güçleri ile düzen güçleri arasindaki savasi pandomimle temsil ettiklerine inanmaktadir. Marduk mahkumiyetten kurtulana dek Babil sokaklarinda düzensizlik hüküm sürecektir.
Daha sonra Marduk, Tiamat ve onun seytani güçlerine karsi tanrilarin gücünü temsil eden bir tören alayina önderlik edecektir. Marduk’un, Tiamat’i ve onun isyankar güçlerini alayci bir savastan sonra yenmesi ve evrende düzeni kurmasindan sonra Babiller onun suretini; babil sokaklarinda gösterisli bir resmi törenle karsilayacaktir. Bu büyülü yöntemle insanlar, kaderlerini kontrol eden tanrilari etkilemeyi ve bereket, bolluk ve iyi talihle dolu bir yil getirmeleri için ikna etmeyi ummuslardir. Ayrica Babil halki, bu söylemin Dicle ve Firat nehirleri üzerinde sihir gücüne sahip oldugunu da düsünmüs olabilirler. Bu nehirler her yil kiyilarini basmis ve sik sik yasadiklari yerlerin sert tufanlarla harap etmislerdir. Insanlar dramatizasyon ve büyü gücünü bu korkunç bahar tufanlarinin tahribine karsi topluluklarini koruyabilmek amaciyla kullanadilar. Marduk, söylen tarafindan onurlandirildiginda, ayni zamanda evreni yaratan ve kaostan bir düzen çikaran Babil’in koruyucusu tanrisi ve tanrilarin yeryüzündeki evi olarak Marduk Tapinagi’nin kuruldugu Bail sehri de onurlandirilmis oluyordu. Böylece söylen, hem dini bir görüsü hemde dünyevi ve siyasal bir görüsü birlestirmektedir. eni Yil Tatili sirasinda insanlarin kaderi belirlendigi kadar; Babil’in siyasal kaderide belirleniyordu. Böylece Enuma Elis, bir yaratilis söyleninden daha fazlasini ifade eder. Babiller Sümerlerin geleneksel yaratilis söylenini almislar ve onu, yeni ulusal, dini ve siyasal amaçlar için kullanmak amaciyla yeniden sekillendirmiserdir.
Evrenin yaratilisi’nin açiklamasi, yildirim tanrisi Marduk’un yüce iktidara ulasmasi ve onun yeryüzündeki sehri olan Babil’in methedilmesi hikayesine dönüsmüstür.

Baslica Tanrilar
Sümer ve Babil tanrilarinin karsilastirilmasi:

Tiamat(Babil): Ulu Tanriça veya Ana Tanriça, yasami besleyen, Apsu’nun karisi, Anisar ve Kiasari’in annesi, tuzlu sularin efendisi. Toprak Ana
Tiamat(Sümer): Nintu(Ki)nin karsiligi
Apsu(Babil): Tiamat’in kocasi, Ansar ve Kisar’in babasi, tüm tanrilarin ve tatli sularin efendisi.
Apsu(Sümer): Anu(An)’in karsiligi
Mummu(Babil): Tiamat ve Apsu’nun oglu,sislerin tanrisi.
Mumnu(Sümer): Karsiligi yok.
Ansar(Babil): Tiamat ve Apsu’nun oglu, Kisar’in agabeyi ve kocasi.
Ansar(Sümer) Karsiligi yok
Kisar(Babil): Tiamat ve Apsu’nun kizi, Ansar’in kizkardesi ve karisi
Kisar(Apsu): Karsiligi yok.
Anu[An](Babil): Ansar ve Kisar’in oglu.
Anu(Sümer): Nintu’nun kocasi, tüm tanrilarin babasi ve efendisi. Her ikisinde de Gökyüzü tanrisi.
Nintu[Ki](Babil): Erkek egemenligindeki yaratilis söyleninde yer almamistir. Burada Anu’nun karisi ve Enlil’in akrabalari yoktur.
Nintu(Sümer): Tiamat gibi Ulu Tanriça veya Ana Tanriça, Anu’nun karisi, tüm tanrilarin anasi, ilk insani çamurdan yaratmistir.
Enlil(Babil): Yeryüzü ve gökyüzü arasindaki havanin tanrisi.
Enlil(Sümer): Anun ve Nintu’nun oglu, Hava ve Tarim tanrisi. Anu ile beraber tanrilarin efendisi olmustur.
Istar(Babil): Nintu gibi,erkek egemenligindeki yaratilis söyleninde yer almamistir. Istar(Sümer):Önce Anu’nun sonra Sin’in kizi, Ulu tanriça veya Ana Tanriça, Ask ve Savas Tanriçasi.
Ea(Babil): Anu’nun oglu, Damnika’nin kocasi, Marduk’un babasi ve Apsu’dan sonra tüm tanrilarin ve tatli sularin efendisi.
Ea(Sümer): Ana,Nintu,yeryüzünün efendisi.Her ikisininde de yaratici zekanin, aklin, tüm sanat ve zennatlarin tanrisi.
Damninka(Babil): Ea’nin karisi ve Marduk’un annesi.
Damninka(Sümer): Karsiligi yok.
Marduk(Babil): Ea ve Damninka’nin oglu, en akilli ve yetenekli tanri, tüm tanrilarin efendisi oldu.
Marduk(Sümer): Anu ve Enlil’in karsiligi.
Kingu(Babil): Marduk’a karsi Tiamat’in güçlerini yönetir.
Kingu(Sümer): Karsiligi yok.
Sini(Babil ve Sümer): AY Tanrisi, Samas’in Babasi.
Samas(Babil ve Sümer): Sin’in oglu. Günes tanrisi, zayiflari,haksizlik yapilanlari ve gezginleri korur.
Evrenin, Tanri ve Insanlarin yaratilisi

Baslangiçta sadece su ve onun üzerinde salinip duran sis mevcuttu. Baba apsu ortaya çikti ve tatli sularin efendisi oldu. Ana Taimat ortaya çikti ve tutlu sulari yönetti ve her iki su birlikte aktilar. Onlarin oglu Mumnu, sulari kaplayan sislerin içindeydi. Ne en yukaridaki gökler ne de yeryüzü heniz ortaya çikmamisti. Sularin üstünde henüz ne bataklik ne de otlak araziler vardi. Ve henüz kamislardan örülmüs barinaklar yapilmamisti.

Daha sonra, Apsu’nun tatli, Tiamat’in tuzlu sularin içinde Ansar ve Kisar sekillenmis ve sulardan disari çikmislardi. Amani gelince, Ansar ve Kisar, göklerin tanrisi olan Anu’nun ana babasi oldular. Buna karsilik Anu, Ea’nin babasi oldu. Onlardan daha akilli, daha anlayisli ve güçlü oldugu ve sihir kullanamada çok yetenekli oldugundan, Ea, hem babasini hemde büyükbabasini geçti. Yeryüzü tanrisi oldu ve büyük tanrilar arasinda rakibi yoktu. Genç tanrilar biraraya geldiler ve çok güzel zamanlar geçirdiler. O kadar basina buyruk idiler ki, bu, Tiamat’i rahatsiz etti ve taskinliklari onu gücendirdi.

Zaman geçtikçe Ana Tanriça onlarin davranislarindan nefret etmeye basladi, fakat onlara nasil davranmasi gerektigi de bilemedi. Apsu’dan onlarla konusmasini istedi, fakat bunu denediginde onu dikkate almadilar. Apsu, Tiamat ve Mumnu sorunu tartismak için biraraya geldiler. Apsu söyle konustu: “Tanrilarin davranislarina tahammül edemiyorum ! Gece ve gündüz hiç durmadan yaygara yapiyolar ve hiç uyuyamiyorum. Umutsuzca huzura ve sessizlige ihtiyacim var. Eger benim ricalarimi dinlemezlerse, gürültülerini yapabilecegim tek sekilde, yani onlari yok ederek durdurmak zorunda kalacagim”. Kocasini sözleri Tiamat’i sinirlendirmisti, söyle cevap verdi: “Apsu, neler hissettigini çok iyi anliyorum. Biliyorsun ben de ayni sorundan yakinmistim. Ama yine de senin çözümün çok zalimce ! Kendi yarattigimiz çocuklarimi yok edecegiz ? Davranislari kaba ve oyunlari çok can ******, fakat yinede anlayisli olmayi denemeliymisiz.”

Bununla beraber Mumnu,Apsu’yu destekledi ve “Tiamat’in bu konudaki fikirlerini dikkate almamanizi öneriyorum” diye tavsiyede bulundu. “Planinizi uygulayin ve otorotinize karsi geldikleri için tanrilari yok edin. Gece ve gündüz, emirlerinize karsi itaatsizlik ediyorlar ve davranislari sizde huzurzuluk birakmiyor.” Mumnu’nun düsüncesini duydugu zaman, kafasindaki seytani plani begendigi için,Apsi’nun Yüzü Sevkle doldu. Apsu ve Mumnu’nun kendilerine karsi olan komplosunu tanrilar çabucak ögrendier.

Haberi ilk duyduklarinda agladilar daha sonra kaderlerine karsi gelmenin bir yolunu bulamamanin çaresizligi ile sustular. Ancak en akilllari, en zekileri ve tanrilarin en hünerlisi olan Ea, Apsu ve Mumnu’nun planlarini bozmanin bir yolunu buldu. Önce tanrilari koruyacak büyülü bir daire olusturdu ve onlari güvenli bir sekilde içine yerlestirdi. Sonra Apsu’nun derin sularina dogru, onu derin bir uykuya daldiracak, Mumnu’ya güçsüz birakacak bir büyü okudu. Daha sonra Ea, Apsu’yu zincirlere bagladi, basindaki taci ve isik halkasini aldi ve kendi basina yerlestirdi.

Orada, sularin derinliklerinde karsi Damninka ile huzur içinde yasadi. Görkemli evi, kaderlerin evi haline gelirken, kutsal odasida talihin odasi olmustu. Nihayet Ea ve Damninka, bütün tanrilarin en yeteneklisi ve akillisi olan marduk’un anababasi oldular. Tam bir yetiskin olarak dogmus olsa da, tanriçalar dogdugu günden itibaren, en bastan beri Marduk, bir önder görüntüsündeydi ve Ea oglunu görür görmez baba yüregi memnuniyetle doldu. Ea, Marduk’u, görünüs ve güç bakimindan deger bütün tanrilardan üstün olacak sekilde çifte tanri yapti.
Marduk’un yüzünden isiklar saçan dört adet göz, herseyi görmesini sagliyor ve dört adet genis kulak herseyi duymasina yardimci oluyordu. Marduk dudaklarini ne zaman oynatsa agzindan atesler saçiliyordu. Ea,”Oglumuz göklerin günesidir”diye bagiriyordu. Gerçekten de Marduk’un basindaki on tane tanri hanesi öylesine parildiyordu ki, isimlarin parlakligi korkunç bir görüntü arzediyordu. Kendisine bakanlara dehset kadar da huzur veriyordu.
… Anu kuzey, güney, dogu ve bati rüzgarlarini yaratti ve bu siddetli rüzgarlar Tiamat’in sularini siddetle karistirdi.

Bazi tanrilar bu firtinadan aci çekip huzur bulamayinca, kalplerinde kötülük duygulari olustu. Kingu’nun önderliginde annelerine söyle dediler: “Ea ve ona yardim eden tanrilar babamiz Apsu’yu öldürdügünde, sen onlara bunu yapmalari için izin verdim. Simdi de Anu, seni rahatsiz eden ve bizi hiç uyutmayan bu korkunç rüzgarlari yaratti ve sen yine ona izin verdin. Uykusuzluktan gözlerimiz yorgun düstü. Hiçbirsey yapmadigina göre, görünen o ki bizleri sevmiyorsun ! Biraz o tanrilarimiz yok ettigini kocani ve Mumnu’yu düsün ! Tamamen yapayanliz kaldin. Neden kendine gelmiyor ve onlara saldirarak Apsu ve Mumnu’nun Intikamini almiyorsun ? Biz seni destekleyecegiz.”

Tiamat bu cesaret verici sözleri duymaktan çok memnun olmustu. “Siz bana iyi bir tavsiyede bulundunuz” diye cevap verdi. “Bize yardim etmeleri için canavarlara yaratacagim ve o tanrilara karsi savasacagiz.” Isyankar tanrilar simdi kizginliklarini ifade etmek için kendilerini özgür hissetmislerdi. Ayaklanmalarini anlamak için gece gündüz biraraya gelerek görüstüler. Bu arada Tiamat yenilmez silahlar olarak canavar yilanlarini yaratti. Gövdeleri kan yerine zehirle doldurdu ve onlarca keskin dislerle uzun zehir disleri verdi. Çok korkunç ejdarhalar yaratti ve bakanlarin dehsetten ölmeleri için, tipki tanrilar gibi onlarin da basina isik haleleri takti. Yilanlar bir kere ayaga kalti mi kimse onlara karsi ayakta duramazdi. Toplam 11 canavar yaratti: Engerek yilani, ejderha, fenks, büyük aslan, çilgin köpek, akrep-adam, üç tane kuvvetli firtina canavari, kir böcegi ve kentaur.

Sonra Tiamat Kingu’yu, isyankar tanrilarin ve canavarlarin basina kumandan olarak seçti. Ona “Sana büyü yaptim Kingu”dedi. “Sana topluluktaki bütün tanrilara ögüt verme gücü verim. Sen simdi üstünlerin efendisi ve benim tek arkadasimsin. Emirlerin ebedi ve sözlerin daim olacaktir. “Bu sözlerle Tiamat Kingu’nun gögsüne Kader tabletini asti. Böylelikle Tiamat, Apsu’nun intikamini almak için, kendi çocuklarina karsi savasmak üzere hazirlandi. Hiçbir seyde korkmayan canavarlar onun çevresinde toplandilar ve yaninda yürüdüler.. Öfkeliydiler ve savasa hazirdilar. Tiamat “Zehiriniz düsmanalarinin üstesinden gelsin.”diye bagirdi. Ea, Tiamat ve Kingu’nun Tanrilara karsi isyan hazirliklarini duyar duymaz büyükbabasi Ansar’a gitti ve onu savas hazirliklari konusunda uyardi. Ansar oldukça endiselendi: “Ea, Apsu’yu öldürdün, simdi de Tiamat’in kuvvetlerini önünde yürüyen Kingu’yu öldürmelisin.” Ea,büyükbabasini hosnut edebilmek için elinden geleni yapti.

Ancak Tiamat’i ve kuvvetlerini görür görmez, kalbi dehsetle doldu ve onlari karsilayacak cesareti kendinde bulmadi. Korkakligindan utanarak geri çekildi ve Ansar’a geri döndü. “Tiamat, Kingu ve Tiamat’in canavar yilanalari asla büyülerine karsilik vermeyecekler” diye bagirdi, “onlar benden çok daha güçlüler.” Bunun üzerine Ansar, Anu’ya döndü ve “Sen hem cesur, hemde güçlüsün. Tiamat’a karsi çik. Eminim ki Kingu’nun saldirisina karsi koyabilirsin”dedi. Anu, babasinin emrine itaat etti ve Tiamat’a karsi yola çikti. Bununla beraber onun dehsetli güçlerini görünce, ona karsi koyacak cesareti gösteremedi. Ea gibi, Ansar’a utanç içinde geri dödü. “Isteklerinizi yerine getirecek kadar güçlü degilim” diye itirafta bulundu. Ansar, Anu ve Ea sessizlik içinde oturdular. “Hiçbir tanri Tiamat ve kuvetlerine karsi savasamaz ve hayatta kalamaz” diye düsündüler. En sonunda Ansar nese içinde bagirdi, “Kahraman Marduk intikamizi alacaktir. O çok güçlü ve savasta çok büyüktür. Ea, oglunu getir.”
Marduk onlarin huzuruna çiktiginda, “Endiselenmeyin, ben gider kalbinizin isteklerini yerine getirebilirim. Herseyden önce, size karsi gelen bir erkek degil. Tiamat, tüm silahlarina ragmen, bir kadin ! Öyleyse tanrilarin babasi, neselen ve mutlu ol. Yakinda Tiamat’in boynunu ayaklar altina alabileceksin.” Ansar söyle cevap verdi: “Oglum ! Sen tanrilarin en akillisisin. Tiamat’i kutsal sözcüklerinle sakinlestirir. Firtina arabani al ve hemen git. Kingu ve Tiamat’in canavar yilanlarini seni durduramayacaklardir . Yok et onlari !” Marduk, Ansar’in sözlerini duymaktan çok mutlu oldu.” Ansar, eger intikamimi alacak, Tiamat’i yenecek ve tanrilarin hayatini kurtaracaksam, bütün tanrilari meclise çagir ve üstün kaderini ilan et ! Kaderleri benim sözlerim tayin etsin. Yarattigim herseyin daim olmasini sagla…Emirlerim ebedi kalsin ve sözlerim daima yasasin ! ” Ansar, da

Yorum

Henz yorum yazlmam.

Yorum yaz

Yorum gndermek iin ltfen ye girii yapn.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.

YENİFORUM SON KONULAR

Sayfa oluşturulma süresi: 0.03 saniye
12,929,986 Tekil Ziyaretçi