DEFİNE İŞARETLERİ

Define İşaretleri

DEFİNE HARİTALARI

Define Haritaları

DEFİNECİ KLAVUZU

Defineci Klavuzu

PARA KATALOĞU

Tarihi Para Kataloğu

DEĞERLİ MADENLER

Değerli Madenler

MEZAR & TÜMÜLÜS

Mezarlar, Steller, Tümülüsler

MEDENİYETLER

Anadolu Medeniyetleri Tarihi

DEDEKTÖR DÜNYASI

Dedektör Dünyasına Giriş

ÖLÜ DEFİNLERİ

Anadolu Medeniyetlerinde Ölü Gömme Gelenekleri

FACEBOOKTA PAYLAŞ

Forum & Yorum

Forum

Kontrol Sizde

Sizde Site Yönetimine Katılın

İşaret Galerisi

Sizden Gelenler İşaretler

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 4,278
· En Yeni Üye: Alperen BULUT

DİNLER

Dinler Hakkında Bilgi

BURÇLAR

Burcunuz Hakkında Bilgi

DEFİNE KOMİK :))

Defineci Fıkraları ve Karikatürkeri

DEVAMLI SORULAR

Sık Sorulan Sorular

MİTOLOJİ BİLGİSİ

Mitoloji Bİlgisi

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

MEZARLAR

DOLMENLER

articles: dolmen.jpg

Paralel düzenlenmiş bir döşemeyi taşıyan taşlardan meydana getirilen odalara "Dolmen" denir, bunlar mezar odalarıdır.  Dolmenler, mezarların.temellerinin yanı sıra
özellikle seramikten ve taştan yapılmış nesnelerin sunulduğu sunaklar da bulunmuştur.
daire ya da çeşitli biçimlerde olabilen mezar odası ile giriş koridoru, yapının merkezini oluşturur.
dolmenler, taş (kurgan) ya da toprak (tümülüs) yığınıyla aynı sınıfa sokulur.İçlerinde en eskileri 4000 dolayına tarihlenmektedir.
neolitik çağ insanları ölülerini, önceleri toprağa açılmış tek tek çukurlara gömmüşlerdir. 3. binden başlayarak da yüzlerce ceset toplu mezarlara konulmuştur.

Dolmen olarak tanımlanan ve yerel olarak "kapaklıkaya" olarak adlandırılan anıtlar dik olarak konan büyük taş blokların üstlerinin aynı tür taş kapatılması ile oluşur. Bunların bir arka odası, bir orta odası ve bir ön giriş kısmı vardır. Odaların önünü kapatan taşta da "ruh deliği" olarak tanımlanan değirmi bir açıklık vardır. Bugün çoğu açıkta olan bu anıtların etrafında bir çevre duvarları ve çoğunun da üzerinde, taşlardan oluşan bir tepeciğin olduğu bilinmektedir. Mezar olarak kullanılan anıtlar MÖ 12. yüzyılda yapılmaya başlanmış, bazıları ikinci kullanım ile 7. yüzyıla kadar gelmiştir.Bu tip mezarlar içinde  çanak çömlek, ip baskı ya da oluk bezemeli, koyu renkli kaplarla  birlikte, az da olsa maden alet ve takılar da bulunmaktadır

Dolmenler çeşitli şekiller gösterirler:

·         Basit Dolmen: Ayakta duran iki veya birkaç taşın üstünde, yatık durumdaki büyük bir taştan oluşur. Bu ilkel dolmen, bazen bir tümülüs ile örtülüdür.

·         Kubbeli Dolmen: Bu tip dolmende, harçsız taşlarla örtülmüş ve kilit taşıyla kapanmış bir kubbe görülür. Yunanistan'da "Tolos" denilen bu tür inşaata, Fransa ve İrlanda'da bugün dahi çoban kulübeleri arasında rastlanmaktadır.

·         Örtülü Koridor : Son çağ dolmenlerinin hepsi bu türdedir. Bütün anıt, üstü örtülü bir geçitten ibarettir. Bunun bazı kısımları delikli bir taşla ayrılır ve bazılarında rölyeflere rastlanır (Rölyef, kabartma olup, heykel sanatının bir çeşididir. Bir figürün çıkıntıları, derin bir şekilde zemine bağlı olarak çıkarılmışsa "yüksek rölyef", eğer çıkıntılar hafif bir biçimde belirtilmişse "alçak rölyef" adını alır).

L A H İ T     M E Z A R


articles: lahit.jpg

LAHİTLER :
 
Pişmiş toprak,taş yada mermer gibi maddelerden yapılan, içine ölünün yerleştirildiği sanduka.kenarları kagir,üstü kapak taşlarıyla örtülüdür. Yapısı ölünün statüsüne göre değişir, dış kısımları muhtelis kabarmalarla resimlenir, kurşun dökümle kaplı olanları da mevcuttur.

Önceleri yakılan ölülerin küllerinin saklandığı lahit'ler, sonradan birer mezar olarak kullanıldı. Lahitlerin birer oda veya küçük ev biçiminde yapılması, ölülerin öbür dünyada yaşayacakları inancından gelir. Bu fikri destekleyen Mısır'da bulunan lahitler,ve ölü evi türleridir.

Lykia lahitleri de, ölü evi biçiminde yapılan lahitlerin en eski örnekleri arasında yer alır. Bu lahitlerin, kubbe biçimi kapakları, ev cephesini andıran yanlarında kapı ve pencere boşlukları vardır. Bu tür lahitler Lykia'da M.Ö. VI. yy.dan imparatorluk devrine kadar gelir. Sayda'dan (Eski Sidon) getirilerek İstanbul Arkeoloji müzesine konan Lykia lahti bu türdendir. İkinci türden lahitler hareon tipindedir. Bu türün en açık örneği Helenistik çağ eserlerinden İstanbul Arkeoloji müzesindeki, ağlayan kadınlar lahtidir.

Kline lahitleri, daha çok ölünün odasındaki yemek masası veya yatağı durumundadır. Etruria'da bulunan bir türe girer. Genellikle niş içinde duran bu lahitlerin iç tarafları süslüdür. IV.-III. yy. lahitleri yemek sofrasını andırır. Kline türünden olan lahitler Frigya ve Paphlagonia'da görülür. Zengin boyalı klineler daha çok Lydia'da bulunur.

İmparator Adrianus devrinden kalma kabartmalı anıtsal lahitler vardır. Bunların çoğunda yalnız görünen cephe, kabartmalarla donatılmıştır. Asya tipi lahitlerin kapakları birer yatağı andırır. Üzerinde karı koca tasvirleri görülür. Bu tasvirlerde erkek, elini karısının omuzuna koymuş durumdadır. Başka bir lahit türü de Gırlandlı lahitler'de, ortaya çıkar. Bu tür lahitlerin M.S. I. yy.da Anadolu'da geliştiği, sonradan Mısır, Suriye, Yunanistan ve Roma'ya yayıldığı ileri sürülür. Bu lahitlerin en gelişmiş örnekleri, köşelerinde bukranion (öküz kafası) tarafından taşınan girlandlarla süslü olanlarıdır. Bu biçimin sunaklardan alınarak lahitlere uygulandığı sanılır.

Gırlandlı lahitler önceleri natüralist bir üslûpta yapılırdı. Sonraları bu süslemeler, belli ve değişmez nitelik kazanarak, uslûplaştı. Bunların da kaynağı Anadolu'dur; bu lahitlerin bellibaşlı özellikleri semardan biçimli kapaklarında görülür. Kısa yanlarında üçgen birer alınlık vardır. Alınlıklarında genellikle medusa başı ve rozas (gül bezek, yıldız bezek) tasvirleri yer alır.


Klazomenai lahitleri


Klazomenai üretimi terrakotta lahitler anıtsal yapıları ve zengin bezemeleriyle 19. yüzyıldan beri dikkatleri çekmiştir. Dikdörtgen formlu, sıklıkla köşe içlerinde çıkıntısı olmayan, uzun ve kısa kenar pervazları yaklaşık eşit genişlikte, dalgalı çizgiler, meander motifi ya da İon kymationu ile basitçe bezenmiş lahitlere, Oikonomos’un kazılarından dolayı Monastirakia sınıfı adı verilmiştir. Dikdörtgen ya da daha sık olarak trapez formlu, köşe içlerinde çıkıntılarla desteklenmiş, ayak ve başucu pervazları yan kenar pervazlarına göre daha geniş tutulmuş ve zengin bir şekilde bezenmiş olan grup ise “kanonik” Klazomenai lahitleri olarak adlandırılmaktadır. Lahit pervazları önce açık renkli bir astarla boyanmıştır. Uzun kenarlar örgü motifi ile bezenmiş, örgü motifinin iki ucuna ise metoplar içine bezemeler yapılmıştır. Baş ucu pervazı sıklıkla siyah figür tekniğinde monomakhia, savaş ve mitolojik sahnelere ayrılmıştır. Klazomenai siyah figürünü andıran, ancak kullanılan malzeme gereği ayrıntıların kazıma çizgiler yerine, beyaz boyayla belirtildiği bu sahnelerde ek kırmızı renk de kullanılmıştır. Ayak ucu pervazında ise sıklıkla yaban keçisi stilindeki seramikten tanınan rezerve teknikte hayvan figürleri çizilmiştir. Bazı örneklerde lahitin tümünün rezerve ya da siyah figür tekniğiyle bezendiği görülmektedir. Ender olarak kırmızı figür tekniği de denenmiştir.

        Klazomenai kazıları lahitlerle ilgili görüşlerin tekrar ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Yıldıztepe Nekropolis'indeki tabakalanma, Monastirakia sınıfı lahitlerin kanonik lahitlerin öncüsü olmadığını göstermektedir  Dolayısıyla Monastirakia sınıfına göre yapılan ve figürlü “kanonik” lahitlerin bunlardan daha sonraya tarihlendirilmesiyle ortaya çıkan kurgu üzerine tekrar düşünülmelidir. Hem Yıldıztepe, hem de Akropolis güney yamacında yapılan kazılar yaban keçisi stilinde ve figürlü lahitlerin ressamlarının elinden çıkmış seramik örneklerini açığa çıkarmıştır. Bu da yaban keçisi stilinde bezenmiş figürlü lahitlerin, bu stilin seramik üzerinde moda olduğu dönemde yapılmaya başlandığının bir kanıtıdır.


DOMITIAS IULIANUS VE DOMITIA PHILISKA LAHDI

articles: domitias-domitia.jpg

Perge, i.S. II. yy. Sütunlu Küçükasya Lahitleri grubundandir. Kline seklinde kapakli olan bu tip lahitlere ilk bulundugunda Sidemara tipi lahit denilmekteydi.
Kapaginda yer alan Eski Yunanca yazitta:
"C.Domitias Iulianus ve onun hayat arkadasi C. Domitia Philiska'nin lahdidir." denilmektedir. Kapagi Kline (yatak) þeklindedir. Yatak üzerinde kari ve koca uzanmis sekilde tasvir edilmistir. Erkek bir elini karisinin omuzuna koymus, diger eliyle bir rulo tutmaktadir. Bu rulo ile erkegin bilgi ve sanata verdigi önem vurgulanmaktadir. Kline dört ayakli bir yatak ve üzerinde silteden olusur. Önde iki Eros oturmaktadir. Klinenin yan taraflari geyik basli, kanatli, balik kuyruklu bir yaratik ve çift kuyruklu yunuslarla süslüdür. Arka köselerini Pan baslari süslemektedir. Lahdin arka teknesi üzerinde burmali sütunlar arasinda duran figürler yüksek kabartma olarak yapilmistir. Lahdin teknesindeki sahneler sirasiyla:
I. DAR YAN : Solda giyimli bir kadin, yaninda bir kurban bogasi; sagda elinde bir rulo tutan giyimli bir erkek, ortada ise öteki dünyayi sembolize eden bir kapi, kapinin önünde bir sunak yer alir. Sunaktan alevler yükselmektedir. Bu sahne ölü kültü ve Hades'le ilgilidir.
I. UZUN YAN : Bu yüzde solda oturan bir kadin elinde kagit rulo tutmaktadir. Ayni sekilde diger kösede elinde rulo tutan bir erkek oturmaktadir. Ortada iki kadin ve bir erkek ayakta durmaktadir. Bu yüzdeki figürlerle mezarin sahibi olan çiftin sanata, bilgelige ve bilgelere verdikleri deðer vurgulanmistir.
II. DAR YAN : Yine sütunlar arasinda elinde kagit rulo tutan giyimli iki erkek ve ortada bir kadin figürü yer almaktadir.
II. UZUN YAN : Sandalyede oturan giyimli kadin, ayakta elinde rulo tutan giyimli bir erkek, ayakta yas tutar vaziyette giyimli bir kadin, ayakta duran giyimli kadin figürü yer almaktadir.

ARIADNE LAHDİ

articles: ariadne.jpg

Perge I.S II. yy.Aksu ( Perge ) bulunmuStur. Ince gözenekli beyaz mermerden yapilmis bir lahit kapagidir. Dogal kaya seklinde islenmis kline (yatak) üzerinde Mitolojide anlatildigi gibi Ariadne uzanmis ve basini sol eline dayamis uyurken betimlenmistir. Ariadne, gögüslerini ve göbegini açikta birakan ince bir giysi giymistir. Ayaklarinda sandallari vardir. Sol koluna yilanli bir pazubant takmistir. Basinda bant vardir.
Bu lahit kapaginda Dionysos'un Ariadne ile ilk karsilasmasi mitol

YENİFORUM SON KONULAR

Sayfa oluşturulma süresi: 0.01 saniye
8,226,120 Tekil Ziyaretçi